Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Türkiye’de sağlık alanında önemli bir karar alarak diş hekimliği programlarıyla ilgili kapatma işlemlerine başladı. Bu karar, birçok üniversitede eğitim gören öğrenciyi yakından etkileyerek, diş hekimliği mesleğinin geleceği hakkında büyük tartışmalara yol açtı. Peki, bu kararın arka planında yatan sebepler neler? Hangi programlar kapatılacak? İşte, YÖK’ten gelen bu çarpıcı haberin detayları ve diş hekimliği eğitiminde yaşanan gelişmeler.
YÖK’ün almış olduğu bu karar, özellikle son yıllarda diş hekimliği eğitimine yönelik eleştirilerin artmasıyla ilgilidir. Eğitim kalitesinin yükseltilmesi amacıyla bazı programların kapatılmasına karar verilmişken, aynı zamanda bu alanda eğitim veren üniversitelerin müfredatları da gözden geçirilecek. Diş hekimliği eğitiminin kalitesinin artırılması hedeflenirken, mezun sayısının da artış gösterdiği göz önünde bulundurulmuş. Bu bağlamda YÖK, bazı üniversitelerdeki diş hekimliği programlarının kapanmasına, bazılarının ise revize edilmesine karar verdi. Eğitim sürecinin kalitesizleşmesinin önüne geçmek ve daha donanımlı diş hekimleri yetiştirmek amacıyla yapılan bu uygulama, birçok kişi tarafından olumlu karşılanmakla birlikte bazı eleştiriler de alıyor.
Bu karar, eğitim gören öğrenciler ve öğretim üyeleri üzerinde büyük bir etki yaratmış durumda. Özellikle diş hekimliği bölümünde eğitim gören öğrenciler, kapanan programların ardından ne yapacakları konusunda belirsizlik yaşamaya başladılar. Öğrenciler, bu durumun kendilerini nasıl etkileyeceği konusunda endişeli. Bazı öğrenciler, eğitimin kalitesi ile mezuniyet sonrası istihdam sorunlarının birbirini tetiklediğini düşünüyor. Kapatılan programların ardından, bu bölümü tercih eden gençlerin gelecekte nasıl bir kariyer yolu çizecekleri merak konusu. Özellikle diş hekimliği alanında yeterli iş gücünün olup olmadığı ve mezunların iş bulma olasılıkları üzerine kafa karışıklığı devam ediyor.
Öte yandan, öğretim üyeleri de bu karara tepki göstererek, eğitimin kalitesinin artırılması için daha başka yöntemlerin benimsenmesi gerektiğini savunuyor. Eğitimciler, diş hekimliği alanındaki gelişmelerin sadece program kapatmakla değil, aynı zamanda öğretim elemanlarının yeterliliklerinin artırılmasıyla sağlanabileceğini ifade ediyorlar. Bu noktada, öğrenci-öğretim üyesi etkileşiminin güçlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi. YÖK'ün bu tür köklü kararlarının mesleğin geleceği üzerindeki etkileri, ilerleyen süreçte daha net bir şekilde ortaya çıkacak.
Sonuç olarak, YÖK’ün almış olduğu bu karar, diş hekimliği alanında tartışmalara yol açarken, eğitim sisteminin yeniden şekillendirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Sağlık alanındaki diğer meslek gruplarında olduğu gibi diş hekimliği eğitiminde de kaliteli bir eğitim sunulması, hem öğrenciler hem de toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Gelecek dönemde, mezun olan diş hekimlerinin meslekteki yerlerini nasıl bulacakları, bu kararın nasıl bir etki yaratacağı gibi konular merakla bekleniyor. Ülkemizdeki sağlık sisteminin temeli olan diş hekimliği eğitiminde yaşanan bu değişim, eğitim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini de gösteriyor.